Bir Vedanın Ardında...
81 Düzce Haber köşe yazarı ve 81 Düzce TV Düzce'den Bakınca Programının Sunucusu Serdar Demirbilek'in yeni köşe yazısını yayımladı.

Serdar Demirbilek
-Gözleri Gülen Bilim İnsanına ve Düzce’nin Vicdanına Mektup
Dün, Düzce çok kıymetli bir evladını, bu şehrin geleceği için kafa yoran, vizyon sahibi çok özel bir bilim insanını, Prof. Dr. Ayhan Şamandar hocamızı kaybetti.
Bugün ise o devasa kalabalıkla, on binlerin katılımıyla Üniversite Camii’nden son yolculuğuna, sonsuzluğa uğurlandığına şahit olduk.
Hocamız nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun.
Fakat içim yanıyor, yüreğimde büyük bir burukluk ve tarifsiz bir öfke var.
Dün telefonuma gelen bir bildirim, bu acıyı adeta mühürledi. Vefatından büyük ihtimalle sadece birkaç saat önceydi; Ayhan Şamandar hoca bana Facebook’tan bir arkadaşlık isteği göndermişti. Ekran görüntüsüne baktığımda o anın hüzünlü ağırlığı çöktü üzerime. Çünkü o bildirim, hayata ve bu şehre tutunmaya çalışan güzel bir insanın son tebessümü gibiydi adeta.
O, memleketi için elini taşın altına koymaktan bir an olsun çekinmeyen bir insandı. İnsanlığa merhaba derken gözlerinin içi gülen, cebini değil ülkesini, milletini, Düzce’yi düşünen nadide beyinlerdendi.
Peki, ne yaptı bu adam? Ne istiyordu?
Ayhan hocamızın bu şehir için ortaya koyduğu en büyük hayallerden, en önemli projelerden biri Düzce'den geçmesi gereken hızlı tren projesiydi. Hızlı trenin dağın arkasından, Mudurnu’dan ya da Eskişehir’den değil, doğrudan Düzce’den geçmesi gerektiğini bıkmadan usanmadan savundu. Kapı kapı dolaştı; insanlara anlattı, siyasilere anlattı, bürokratlara anlattı.
Ne yazık ki vizyonsuzluktan uzak, geleceği okuyamayan bazı çevreler onunla dalga geçti, projelerine kulak tıkayıp engel olmaya çalıştılar.
Kendi çıkarını, cebini ve dar hesaplarını memleketin menfaatlerinin üstünde tutanlar, bu değerli insana hayatı zindan ettiler.
Şimdi soruyorum sizlere; Memnun musunuz?
Ben değilim. Çok ama çok üzgünüm. Çünkü biz bu memlekette sadece bir profesörü kaybetmedik; Düzce’yi seven, Düzce için hayal kuran, çıkarsız ve tertemiz bir yüreği, çok erken vakitte kaybettik.
Kıymetli hocam, nurlar içinde yat. Senin bu şehir için ektiğin tohumlar, anlattığın o büyük vizyon bir gün mutlaka hak ettiği değeri bulacak.
Seni unutmayacağız.